Haseki Cad. No:20, Aksaray / Fatih / İstanbul

Obezite Nedir?

Obezite aşırı yağ artımıyla ortaya çıkan, çevresel etkilerle tetiklenen, genetik zeminli, kronik bir hastalıktır. Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar. Obezite, insan vücudunda kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, hormonal sistem, sindirim sistemi gibi sistemleri etkileyen ve birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır.

Bir insana obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir. Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem "Vücut Kitle İndeksi' ninhesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (ingilizce body mass index'in baş harflerinden BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden  beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

18.5 kg/m2 altında olanlar zayıf

18.5-24.9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

25-29.9 kg/m2 arasında olanlar fazla kilolu

30-39.9 kg/m2 arasında olanlar obez(şişman)

40 kg/m2 üzerinde olanlar ileri derecede obez olarak tanımlanırlar.

OBEZİTE HAYATI NASIL ETKİLER?

Aşırı vücut yağı birikimi, çok sayıda sağlık problemine yol açarak erken ölüm olasılığını arttırır.BMI değeri 30 ve üzerinde olan obez hastaların çeşitli nedenlerden ölme riskinin, BMI değeri 20-25 olan normal bireylerle karşılaştırıldığında % 50 ila % 100 arttığı belirlenmiştir. BMI değerinin 40'ın üzerine çıktığı morbid obezite ve 50'nin üzerine çıktığı süper morbid obezite durumlarında erken ölüm riski anlamlı şekilde yükselmektedir. Obezite nedeniyle artmış ölüm riski ateroskleroz, kalp krizi ve inme gibi yandaş hastalıklara bağlıdır. Obeziteyle ilişkili diğer hastalıklar diabet, hiperinsülinemi, insülin direnci, obstrüktif uyku apnesi, nefes darlığı, astım atakları, gastro-özofageal reflü hastalığı, bel ağrısı, artrit, koroner hastalıklar, idrar kaçırma, iktidarsızlık ve venöz hastalıklardır.

OBEZİTE RAHATSIZLIĞI OLAN KİŞİLER.. 

Toplum içine çıktıklarında kendilerini yalnız hissediyorlar . Hemen hepsinin aynalarla arası iyi değil.Ne istediklerini giyebiliyorlar ne de istediklerini yiyebiliyorlar.Günleri tartıya çıkmakla geçiyor.Aldıkları her kilo morallerini bozdukça daha bir iştahla yemeğe başlıyorlar. Dondurulmuş hazırgıdalar, patates kızartması,çerez, kola, hamburger onların vazgeçilmezleri adeta. Bir de onlarca kez uyguladıkları diyetler? Yarım bıraktıkları her diyet hayatlarını biraz daha güçleştiriyor.Ergenlik çağındaki çocuklar için de yaşını başını almışlar için de aşırı kilolar tam bir kâbus. Kimse bu kâbusu yaşamak istemese de milyonlarca insanın başı şişmanlıkla dertte.

OBEZİTE BEBEKLİKTE BAŞLIYOR!!!

ABD’li Bilim adamlarının 100 obez çocuk ve ergen üzerinde yaptığı araştırmada, bu çocukların yarısından fazlasının 2 yaşından önce, %90’ının ise 5 yaşında bile obez olduklarını belirledi. Bu çocukların dörtte birinin ise 5 aylık olmadan obez oldukları tespit edildi. Hayatının başında hızlı kilo almanın nedeni tam olarak anlaşılamasada buna katı gıdalara erken başlanmasının ve yeterince hareket edilememesinin sebep olabileceği belirtiliyor. Dr. John Harrington araştırmanın doktorlara uyarı olması gerektiğini belirterek, ”Doktorlar tedaviye başlamadan önce tıbbi komplikasyonların ortaya çıkmasını beklemektedirler, oysa bu hastalığın tedavisine komplikasyonlar ortaya çıkmadan başlanılmalıdır” demektedir.

TÜRKİYE’DE OBEZİTEYE YAKLAŞIM;

Dünya Sağlık Örgütü'nün 15-17 Kasım 2006 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlediği "Avrupa Obezite ile Mücadele Konferansı" sonrası Sağlık Bakanlığı, önemli bir adım atarak 'Avrupa Obezite ile Mücadele Taslak Şartı'nı imzaladı. Böylece obezite ile mücadele için gereken siyasi irade tecelli etmiş oldu. Bugün artık İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'daki devlet hastanelerinde obezlere cerrahi müdahaleler  yapılabiliyor. Yalnız uzmanlara göre ameliyatların yapılmasından çok, sürekliliği önemli. Çünkü yapılan cerrahi müdahale sayısı oldukça az. Sürekliliğin olması için bir merkezde yapılan   müdahale sayısının artması lazım. Sayının giderek artması hem komplikasyon oranının düşük olmasına hem de burada kullanılan özel malzemelerin daha ekonomik olarak temin edilmesine ve daha rantabl kullanılmasına sebep olacaktır. Süreklilik olmadığı zaman operasyon esnasında kullanılan malzemelerin ihaleleri de yapılamamaktadır. Haliyle doktorlar balon, mide bandı temin etmekte zorlanıyorlar. Bir safra kesesi ameliyatı kadar kolay yapılabilen bu uygulamalar ancak ayda 2-3 obeze uygulanabiliyor. Gastric bypass yapılan hastalar bu anlamda daha avantajlı; çünkü mide ameliyatlarında kullanılan malzemeler bypassta da kullanılabiliyor. Devlet hastaneleri hiç ücret almadan bu pahalı ameliyatları yapıyorlar. Yalnız, hastaların vücut kitle endeksi 45'ın üzerinde yani morbit obez olması lazım. Bir de hipertansiyon, şeker, uyku-apnesendromu, dizlerde aşırı yüke bağlı oluşan eklem ağrıları gibi sağlık sorunları bulunması gerekiyor. Üç yıldır diyet, ilaç, egzersize rağmen kilo verememiş olma da aranan şartlar arasında.